Çıkış noktası: eşit muamele

Türk şirketler hukukunun yabancı yatırımcıları en çok şaşırtan yönü, onlara ne kadar az farklı davrandığıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu uyarınca yabancı yatırımcı, yerli yatırımcı ile aynı haklara, yükümlülüklere ve korumalara sahiptir. Ticari sektörlerin büyük çoğunluğunda şirketin tamamının yabancı mülkiyetinde bulunması mümkündür; yerli ortak, ortak girişim veya asgari yerli pay sahipliği yönünde genel bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Bu genel kural, belirli sektörlerde ek lisans veya düzenleyici kısıtlamaların bulunmadığı anlamına gelmez. Sektöre özgü mevzuat, faaliyet konusuna göre ayrı izin, asgari sermaye veya ortaklık koşulları öngörebilir; bu nedenle yapı kurulmadan önce faaliyet konusunun sektörel mevzuat karşısındaki durumu ayrıca değerlendirilmelidir.

Türk şirketi tek bir yabancı ortakla kurulabilir ve bu ortağın Türkiye’de ikamet etmesi gerekmez. Dolayısıyla kuruluşun asıl işi izin almak değil, doğru yapıyı seçmek ve belgeleri usulüne uygun biçimde hazırlamaktır.

 

İki temel yapı arasındaki tercih

Yabancı yatırımların neredeyse tamamı iki yapıdan birinde toplanmaktadır: limited şirket (Ltd. Şti.) ile anonim şirket (A.Ş.).

Limited şirket daha yaygın tercihtir. Bir ilâ elli ortakla kurulabilir, asgari sermayesi daha düşüktür, zorunlu bir yönetim kurulu yapısı yoktur ve işletme maliyeti daha azdır. Türkiye’de ticaret yapmak veya varlık tutmak amacıyla kurulan bağlı ortaklıklar dâhil, küçük ve orta ölçekli işletmelerin çoğuna uygundur.

Anonim şirket daha yüksek asgari sermaye ve daha resmî bir yönetim yapısı gerektirir; buna karşılık limited şirketin sunamadığı avantajlar sağlar. Pay sahibi sayısında üst sınır yoktur, payların devri daha esnek bir rejime tâbidir ve halka arz için zorunlu olan yapı budur. Ayrıca bankacılık, sigortacılık, faktoring, portföy yönetimi ve bağımsız denetim gibi belirli düzenlemeye tâbi sektörlerde anonim şirket zorunludur.

Asgari sermaye tutarları şöyledir. Limited şirkette 50.000 TL; sermayenin tamamı tescilden sonraki yirmi dört ay içinde ödenebilir. Anonim şirkette 250.000 TL; bunun en az yüzde yirmi beşi tescilden önce, kalanı tescilden sonraki yirmi dört ay içinde ödenir. Kuruluşta kayıtlı sermaye sistemini benimseyen halka açık olmayan anonim şirketlerde asgari başlangıç sermayesi 500.000 TL’dir.

Uygulamada en çok önem taşıyan ayrım pay devridir. Limited şirkette pay devri kanuni şekil şartlarına tâbidir; noter huzurunda yapılması ve kural olarak genel kurulun onayı gerekir; bu hususlar esas sözleşme hükümleri ve Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde değerlendirilir. Anonim şirkette devir usulü belirgin biçimde daha esnektir. Yeni ortak almayı, sermaye artırmayı veya satış yoluyla çıkış yapmayı öngören bir yatırımcının bunu kuruluştan önce değerlendirmesi gerekir; sonradan tür değiştirmek mümkün olmakla birlikte ne hızlı ne de masrafsızdır.

 

Şube ve irtibat bürosu

Yabancı ana şirketin mutlaka bağlı ortaklık kurması gerekmez. Ayrı bir tüzel kişiliği bulunmayan ve ana şirketi doğrudan sorumlu bırakan bir şube tescil edilebilir; yalnızca temsil faaliyeti için irtibat bürosu açılabilir. İrtibat bürosu Türkiye’de ticari faaliyette bulunamaz ve gelir elde edemez; iş geliştikçe bu yapıyı elverişsiz kılan sınırlama da budur.

Yatırımcıların çoğu için bağlı ortaklık daha uygun yapıdır; hem sorumluluğu sınırlar hem de Türkiye’de kurulmuş bir şirket, yurt içi ticari ve düzenleyici amaçlar bakımından genel olarak Türk tüzel kişisi olarak faaliyet gösterir. Bununla birlikte sektöre özgü mevzuat, mülkiyet yapısı, lisans veya başka ölçütlere göre ek gereklilikler öngörebilir.

 

Kuruluş usulü

Kuruluş MERSİS üzerinden yürütülür ve ilgili ticaret odasının Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne tescille tamamlanır. Şirket, bu tescil anında tüzel kişilik kazanır ve ancak o andan itibaren hukuken ticaret yapabilir, sözleşme akdedebilir ve fatura düzenleyebilir.

Uygulamadaki adımlar şunlardır: ticaret unvanının rezervasyonu, esas sözleşmenin hazırlanması, yabancı ortak ve yönetim kurulu üyeleri için potansiyel vergi kimlik numarası alınması, gerekli belgelerin ticaret sicili veya noter huzurunda imzalanması, şirket banka hesabının açılması ve sermayenin yatırılması, tescil ve ilân.

Potansiyel vergi kimlik numarası kuruluş sürecinin bir parçasıdır ve özellikle şirket banka hesabının açılması ile kuruluş sermayesinin yatırılması bakımından önem taşır. Bunu her hâlde tescil öncesi mutlak bir vergi yükümlülüğü olarak değil, sürecin olağan bir adımı olarak değerlendirmek daha doğrudur.

Evrak tam olduğunda kuruluş, uygulamada haftalarla değil günlerle ölçülür ve yabancı yatırımcılar genellikle bir ilâ iki hafta içinde süreci tamamlar. Bu süre kanuni bir süre değil, pratik bir göstergedir; yabancı yatırımcı bakımından belirleyici değişken çoğu zaman menşe ülkedeki belgelerin hazırlanması, apostil veya tasdiki ve tercümesidir.

 

Gecikme aslında nereden kaynaklanır

Darboğaz nadiren sicildir. Gecikme neredeyse her zaman yatırımcının kendi ülkesindeki belge zincirinden kaynaklanır.

Yabancı gerçek kişi ortaklar ve yönetim kurulu üyeleri için apostilli ve yeminli tercümeli pasaport örneği gerekir. Yabancı tüzel kişi ortakların ise apostilli ve tercüme edilmiş kuruluş belgeleri ile imza yetkisine ilişkin belgeleri sunması gerekir.

Lahey Apostil Sözleşmesi’ne taraf ülkeler bakımından süreç basittir. Taraf olmayan ülkelerde konsolosluk tasdik zinciri uygulanır; ancak izlenecek sıra menşe ülkeye ve varsa ikili düzenlemelere göre değişir. Bu nedenle uygulanacak tasdik zincirinin ilgili ülke bakımından ayrıca teyit edilmesi gerekir; tek bir standart sıralamanın her ülke için geçerli olduğu varsayılmamalıdır.

Bunun pratik sonucu, belge hazırlığına öngörülen kuruluş tarihinden çok önce başlanmasıdır.

 

Yöneticiler, ortaklar ve ikamet

En az bir yönetici atanmalıdır. Limited şirkette en az bir yöneticinin aynı zamanda ortak olması gerekir; ancak hiçbir yöneticinin Türk vatandaşı veya Türkiye’de mukim olması şart değildir. Mülkiyet ve yönetim tümüyle Türkiye dışında kalabilir.

Bununla birlikte, Türkiye’de mukim yöneticisi ve yerel varlığı bulunmayan bir şirket, özellikle bankalarla ilişkilerde uygulamada güçlükle karşılaşır.

 

Vergi, muhasebe ve sosyal güvenlik

Tescil, süreklilik arz eden yükümlülükler doğurur. Şirketin vergi dairesine kaydolması, kanuni defterleri tutması, dönemsel beyannameleri vermesi ve personel çalıştırdığı andan itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu’na kaydolması gerekir. Türk muhasebe uygulaması meslek mensubu çalıştırılmasını gerektirir ve bu yükümlülük yabancı ana şirket tarafından yurt dışından yerine getirilemez.

Kurumlar vergisi oranı, KDV rejimi ve yabancı ana şirkete aktarılan kâr paylarındaki stopaj uygulaması zamana bağlı olarak değiştiğinden, bu hususlar somut yapı bakımından güncel bir vergi incelemesiyle teyit edilmelidir. Türkiye ile Yunanistan arasında 2 Aralık 2003 tarihinde Ankara’da imzalanan Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması bulunmaktadır; bu Anlaşma vergilendirme ve bilgi değişimi gibi konuları düzenlemekte olup yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin bir ikili anlaşma niteliği taşımaz.

 

İkamet ve çalışma izinleri

Şirket kurmak kendiliğinden ikamet hakkı sağlamaz. Türk göç mevzuatı, Türkiye’de iş bağlantısı kurmak veya işletme kurmak isteyen yabancılara ilişkin ikamet kategorileri içermektedir; ancak şirketin varlığı tek başına ikamet iznini garanti etmez.

Çalışma izni bakımından, kendi şirketi üzerinden izin alan yabancı ortaklar için uygulanan güncel ölçütler arasında en az 500.000 TL sermaye payı, en az yüzde yirmi ortaklık ve şirketin kural olarak en az beş Türk vatandaşı istihdam etmesi yer alır. İlk çalışma izni bakımından beş Türk vatandaşı istihdamı şartı, geçiş mekanizması uyarınca yedinci ayın başından itibaren aranır. Sermaye payı en az 100.000 ABD doları olan yabancı ortaklar bu malî ve istihdam ölçütlerinden muaftır.

Bu ölçütler değişebildiğinden, başvuru anındaki güncel koşullar ayrıca teyit edilmelidir.

 

Ticari değerlendirmeler

Hukuki durumun ötesinde, Türk tüzel kişiliği lehine birkaç pratik gerekçe bulunmaktadır. Türkiye Avrupa, Orta Doğu ve Asya pazarlarının kesişiminde yer alır ve sanayi ürünlerini kapsayan bir gümrük birliği ilişkisi vardır. Türkiye’de kurulmuş bir şirket, yurt içi ticari ve düzenleyici amaçlar bakımından genel olarak Türk tüzel kişisi olarak faaliyet gösterir; Türkiye’ye dışarıdan satış yapan yabancı bir tüzel kişi ise göstermez. İşletme maliyetlerine ilişkin karşılaştırmalar ticari bir değerlendirme olup hukuki bir avantaj teşkil etmez.

Özellikle Yunan işletmeleri bakımından coğrafi yakınlık ve yerleşik ticaret yolları, Türkiye’de bağlı ortaklık kurulmasını ölçülü bir adım hâline getirmektedir.

 

Makul bir sıralama

Önce yapı tercihi, kuruluş maliyetine göre değil işin nasıl gelişmesi beklendiğine göre belirlenmelidir. Faaliyet konusunun sektörel mevzuat karşısındaki durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Ardından yatırımcının kendi ülkesindeki belge zincirinin gerektirdikleri tespit edilerek sürece başlanmalıdır; zaman kaybı buradadır. Esas sözleşme standart bir örnek benimsenmek yerine öngörülen yönetim yapısını yansıtacak biçimde hazırlanmalıdır. Tescil yapılmalıdır. Vergi, muhasebe ve sosyal güvenlik düzeni ticarete başlanmadan önce kurulmalı, izin gereksinimi de aynı çalışmanın parçası olarak ele alınmalıdır.

Şirket kuruluşu ve şirketler hukuku, göç ve çalışma izni sonuçları, vergisel sonuçlar ile sektöre özgü lisans ve düzenleme gereklilikleri ayrı başlıklar olarak değerlendirilmelidir.

 

Sıkça sorulan sorular

Bir yabancı Türk şirketinin tamamına sahip olabilir mi? Evet. Sektörlerin büyük çoğunluğunda şirketin tamamının yabancı mülkiyetinde bulunması mümkündür ve şirket tek bir yabancı ortakla kurulabilir. Yerli ortak aranmaz. Bu, belirli sektörlerde ek lisans veya düzenleyici koşulların bulunmadığı anlamına gelmez.

Türkiye’de yaşamam gerekir mi? Hayır. Ne ortakların ne de yöneticilerin Türkiye’de mukim olması gerekir; ancak yerel varlığı bulunmayan bir şirket özellikle bankacılıkta pratik güçlüklerle karşılaşır.

Asgari sermaye nedir? Limited şirkette 50.000 TL olup tamamı tescilden sonraki yirmi dört ay içinde ödenebilir. Anonim şirkette 250.000 TL olup en az yüzde yirmi beşi tescilden önce ödenir. Kayıtlı sermaye sistemini benimseyen halka açık olmayan anonim şirketlerde asgari başlangıç sermayesi 500.000 TL’dir.

Kuruluş ne kadar sürer? Dosya tam olduğunda tescil genellikle birkaç gün sürer ve çoğu yabancı yatırımcı bir ilâ iki hafta içinde tamamlar. Bu kanuni bir süre değildir; gerçek takvimi belirleyen, kendi ülkenizdeki belge zinciridir.

Şirket kurmak bana ikamet hakkı sağlar mı? Kendiliğinden sağlamaz. İkamet ve çalışma izinleri kendi koşulları olan ayrı rejimlerdir ve şirketin varlığı tek başına izin garantisi vermez. İkamet bir amaçsa yapıyı en baştan buna göre kurmak gerekir.

Türk vergi numarası gerekir mi? Yabancı ortaklar ve yönetim kurulu üyeleri için kuruluş sürecinde potansiyel vergi kimlik numarası alınır; bu özellikle şirket banka hesabının açılması ve sermayenin yatırılması bakımından gereklidir.

 

İletişim OIKONOMAKIS LAW, Av. Arb. Necmiye Bildirir işbirliğiyle.

leads@oikonomakislaw.com  ·  +90 534 461 62 44

Bu yazı genel hukuki bilgi vermekte olup somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Türk şirketler hukuku, sermaye eşikleri, vergi oranları ve izin koşulları değişebilir; durum ilgili işletme ve yatırımcı bakımından ayrıca teyit edilmelidir. Somut bir meselenin değerlendirilmesi Türkiye’de yetkili bir avukatın görüşünü gerektirir.

Christos Oikonomakis ile Av. Arb. Necmiye Bildirir işbirliğiyle hazırlanmıştır, OIKONOMAKIS LAW

Επισκόπηση απορρήτου

Αυτός ο ιστότοπος χρησιμοποιεί cookies για να σας παρέχουμε την καλύτερη δυνατή εμπειρία χρήστη. Οι πληροφορίες των cookies αποθηκεύονται στο πρόγραμμα περιήγησής σας και εκτελούν λειτουργίες όπως η αναγνώρισή σας όταν επιστρέφετε στον ιστότοπό μας και βοηθώντας την ομάδα μας να καταλάβει ποια τμήματα του ιστότοπου μας θεωρείτε πιο ενδιαφέροντα και χρήσιμα.